Burçak Yıldırım: Girişimci, Kurucu, Yazar

burçak yıldırım

Kariyer yolculuğunuzu lütfen kısaca açıklayabilir misiniz?

Çok küçük yaşlarda çalışmaya başladım. Kurumsal anlamdaki ilk işim büyük bir bankaya MT olarak başlamak oldu. Uzun süreler boyunca eğitim aldığım, şimdiki işim için büyük know-how biriktirdiğim bir işti. Daha sonra Türkiye’nin önde gelen CEO’larının oluşturduğu bir federasyonda iş geliştirme uzmanlığı yaptım. Sonrasında da şu anki girişimim Tezgahçılar doğdu.

 

Şu an yaptığınız meslekte çalışmak istediğinizi ne zaman ve nasıl keşfettiniz?

Üniversite yıllarında bir sene boyunca süren bir girişimcilik yarışmasında birincilik elde etme şansım olmuştu. Çok severek çalıştığım, enerjimi verimli kullandığım bir yıldı. Bu süreçten sonra eninde sonunda kendi girişimim olacağını biliyordum ama donanım, tecrübe ve finansman anlamında hazır değildim. Çalıştığım şirketlerde de hep bu günlere yatırım yapma vizyonuyla çalıştım.

 

İlk işinizi yaptığınızda kaç yaşındaydınız?

Öğrenciyken iş ayırt etmeksizin çok fazla işte çalıştım. Kitap satıcılığı, takı ithalatı ve satışı, reklam yazarlığı. İlki hangisiydi tam olarak hatırlayamasam da ciddi anlamda ilk para kazandığım iş üniversite yıllarında yaptığım türev ürünleri danışmanlığı işiydi.

 

Üzerinizde en çok etki yaratan kitap hangisidir? Neden?

Bir kitabın beni ne kadar etkilediğini hemen anlayamıyorum, süreçte ortaya çıkıyor aslında. İyi kitap, iyi yazar her hangi bir durumda birden hatırladığım, ruhsal durumumda referans gösterebildiğim kitap benim için sanırım. Devlet dairesine gittiğimde, kendimi bir işin içinden çıkamazken bulduğumda bir Kafka roman kahramanı gibi hissederken, fantastik, renkli bir dünyanın içine girdiysem Marquez ya da İ. O. Anar atmosferine kapılmışım gibi hissediyorum. Kendine özgü bir derinliği ya da hüznü olan biriyle tanıştığımda Sabahattin Ali geliyor aklıma, Camus’nun Yabancısı’ndaki Meursault da kurumsal dünyada çalışırken gördüğüm insanlara benzettiğim ve sık sık aklıma gelen bir karakterdi. Bu şekilde zihnimde referans oluşturan çok kitap var, seçmek çok zor.

 

Okumak için genellikle günün hangi saatlerini tercih edersiniz?

İşimizin yapısından kaynaklı düzenli bir hayatım yok maalesef. Dolasıyla her boşlukta okumaya çalışıyorum.

 

Gün içinde en yaratıcı ve üretken zamanınız hangisidir?

Gece 1 ile sabah 5 arası.

 

İşlerin yolunda gitmediği zamanlarda en büyük motivasyon kaynağınız nedir ve üstesinden gelmek için ne yaparsınız?

Bir formülüm yok açıkçası. Ama hayatımdaki düşüşlere baktığımda, başarısızlıklarımın benim için en iyi motivasyon kaynakları olduğunu görüyorum. İşler yolunda gitmediğinde enerjim düşmüyor genellikle, daha iyisini yapabilmek için harekete geçme enerjisini de yine içimde buluveriyorum.

 

Kariyerinizde en büyük baskıyı hissettiğiniz dönemler üretkenliğinizi-yaratıcılığınızı nasıl etkiledi?

Bankacıyken inanılmaz bir baskı altındaydım. Hem hiç inanmadığım bir işi yapıyor hem de işi hakkıyla yapabilmek için çok çalışıyordum. O zamanlarda örnek aldığım kişi şairliğinin yanında aynı zamanda darphane müdürlüğü yapan Cemal Süreya’ydı. Üzerimdeki baskı yaratıcılığımı da üretkenliğimi de inanılmaz tetikledi -ki genel olarak sanatın acıdan beslendiğini düşünürüm. Bankacılık yıllarında işin dışında aynı anda 2 dergide yazarlık yapıp hem de kültür sanat bloğum olan “budasanaticin.com” için içerik üretiyordum. Şimdi hayatımın çok mutlu bir dönemindeyim ama aynı üretkenlikte miyim, tartışılır.

 

Zorlandığınızı hissettiğiniz bir işle karşılaştığınızda, durumu zihninizde -basitleştirmek- aşmak için kullandığınız bir yöntem var mıdır?

Tezgahçılar‘da stratejik düşünmeye dair bir atölye veriyorduk. O atölyede düşünceyi ve sonuç odaklı olmayı sistemleştiren bir yöntem öğrendim. Son 2 senedir önemli kararları alırken o yöntemi kullanıyorum. Sistem özetle şöyle: Neye ulaşmak istiyorsan onu diyagramın en tepesine koy ve ona bağlanmayan, -ne kadar güzel olsa da- onunla ilgisiz olan şeyleri hayatından çıkar. Bu çok kolay bir formül gibi gözükse de uygulamak için dirayetli olmak gerekiyor.

 

Yorucu bir günün ertesi sabahında yataktan kalkmanızı sağlayan şey nedir?

Sevmediğim işlerde çalışırken sabahları yataktan çıkasım gelmiyordu. Şimdi yorucu bir gün geçirsem de ertesi gün sevdiğim ve heyecan veren bir şey yapacak olmam (sanırım serotoninden) beni yataktan hızlıca kaldırıyor.

 

Çalışırken müzik dinlemenin duyguyu-odağı isteğiniz dışında olmaması gereken farklı yerlere götürebileceği söylenir. Bu fikre katılıyor musunuz?

Bunu daha önce düşünmemiştim ama siz söyleyince fark ettim ki ben duruma epey pragmatik yaklaşıyormuşum. Bir işi hızlıca yapmam gerekirse R&B dinlerken, rahatlamaya ihtiyaç duyuyorsam “easy listening” türünde şeyler dinliyorum. Yani gitmek istediğim yöne göre müziği ben seçiyorum.

 

Bir işin en heyecan duyduğunuz aşaması hangisidir? (Fikri bulduğunuz an, yapım süreci, tamamlandığı an.)

Ben süreç insanıyım. En keyif aldığım şey işin başlangıcı ya da bitişi değil süreci.

 

Üretkenliğinizi-yaratıcılığınızı en çok geliştiren deneyimleriniz nelerdir?

Yaratıcılık formül listelerinde “farklı yerler görün” maddesi hep başı çeker. Benim için de yeni yerler, yeni insanlar, yeni atmosferler hep ilham verici olmuştur. Bu satırları tam olarak bu amaç için geldiğim San Fransisco’dan yazıyorum :)

 

Çalışma ortamınızda “kesinlikle olmalı” dediğiniz şey nedir?

Ben her yerde çalışabiliyorum ve hatta şimdi fark ettim ki benim bir çalışma odam yok. Laptop’um ve internet olan her yerde çalışabilirim.

 

“Yaratıcı kişi” tanımınız nedir?

Var olan bir problemi veya durumu, işi, eşyayı iyi gözlemleyen ve fark eden, onu alışılmışın dışında yorumlayan ve değiştirmek için harekete geçen kişi.

 

En sevdiğiniz eşyanız nedir?

Eşyalarla bağ kurmamaya gayret ediyorum.

 

Hayatta en çok kime hayranlık duyarsınız? Neden?

Yapamazsın diyenlere, dalga geçenlere rağmen yapıp ve başaranlara.

 

En sevdiğiniz ‘alıntı’ nedir?

“Great minds discuss ideas. Average minds discuss events. Small minds discuss people.” – “Büyük insanlar fikirleri, normal insanlar olayları, küçük insanlar insanları konuşurlar.” E. Roosevelt

 

Şu ana kadar gerçekleştirdiğiniz işler içerisinde en gurur duyduğunuz hangisidir?

Gurur değil ama gerçekleştirdiğimiz sosyal sorumluluk projeleri ve işe yarama duygusu beni en çok mutlu/motive eden şeydi.

 

Süper gücünüz nedir?

İnsanların hislerini hızlıca anlamak. Bir de garip bir telepati yeteneğim var, arkadaşlarım benden biraz korkuyor.

 

Kariyerinizin başlangıcına dönebilseydiniz en çok neyi bilmeyi isterdiniz?

Yaşadığım üzücü deneyimlerin bir gün çok faydalı bilgilere dönüşeceğini ve bu durumun beni güçlendireceğini bilmeyi isterdim.

 

Hayatınızın sloganı nedir?

Mantık olarak Maslow piramidini yerle bir eden, genel olarak bakış açımı yansıtan çok sevdiğim bir Oscar Wilde sözü var: “Let me be surrounded by luxury, I can do without the necessities!”, ” Bana lükslerimi verin, gereksinimlerim olmadan da yaşarım.”

 

En iyi tavsiyeniz nedir?

Daha güzelini söyleyemeyeceğimden, tavsiyemi Şems-i Tebrizi’den alıntılamak isterim: “Düzenim bozulur, hayatım alt üst olur diye endişe etme. Nereden biliyorsun hayatın altının üstünden daha iyi olmayacağını?”

 

 

İlgili Bağlantılar:   about.me   /   budasanaticin.com    /   instagram.com/burcakkyildirim

 

Paylaş:



Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,