Emrah Akay: Reklamcı

emrah akay

Kariyer yolculuğunuzu lütfen kısaca açıklayabilir misiniz?

Yola subay olmak için çıkmıştım. Askeri lise ve Harbiye’nin ardından teğmen olarak kıtaya çıktım. 3 yıl komutanlık yaptıktan sonra hayatımın farklı bir şekilde devam etmesine karar verdim ve ordudan ayrıldım. Sonrasında arkadaşlarımla bir müzik grubu kurarak iki sene sadece müzikle uğraştım. Ardından reklam yazarı olarak şu anki mesleğime adım attım ve reklam sektöründe 21. yılıma girdim.

 

 

Şu an yaptığınız meslekte çalışmak istediğinizi ne zaman ve nasıl keşfettiniz?

Fikirler bulmak, yazmak, çizmek, beste yapmak gibi yaratıcılığın farklı ifadeleri bende çocukluğumdan beri olan bir şey. Bu yaratıcılığın reklam alanında değerlendirilmesi gerektiğini sektörün duayenlerinden ağabeyim Oğuzhan Akay keşfetti.

 

İlk işinizi yaptığınızda kaç yaşındaydınız?

Bir Nato tatbikatında topçu atışlarını yönettiğimde 23, ilk müzik albümümü çıkarttığımda 27, ilk reklam filmim çekildiğinde 29 yaşındaydım.

 

Üzerinizde en çok etki yaratan kitap hangisidir? Neden?

Çok fazla var. Ama illa ki bir tane söyleceksem Stefano D’Anna’nın Tanrılar Okulu’nu söyleyebilirim. Bende oluşmuş bilgi birkiminin süzülmesine ve belirli bir aydınlanma yaşamama sebep oldu.

 

Okumak için genellikle günün hangi saatlerini tercih edersiniz?

Bunun için bir zaman tanımam. Uygun olduğum her an okuyabilirim.

 

Gün içinde en yaratıcı ve üretken zamanınız hangisidir?

Eskiden daha çok geceleri üretirdim. Son yıllarda sabahın erken saatlerini de sevmeye başladım.

 

İşlerin yolunda gitmediği zamanlarda en büyük motivasyon kaynağınız nedir ve üstesinden gelmek için ne yaparsınız?

İçime dönerim, bir çeşit meditasyon hali… Sonsuz evrenin kenar mahallelerinden birindeki Samanyolu galaksisindeki binlerce sistemden biri olan Güneş adlı yıldızın etrafında dönen Dünya gezegeninde “neden” hayat bulduğumu düşünür, aslında yolunda gitmeyen hiçbir işin olmadığını hatırlatırım kendime.

 

Kariyerinizde en büyük baskıyı hissettiğiniz dönemler üretkenliğinizi-yaratıcılığınızı nasıl etkiledi?

Belki şaşırtıcı olabilir ama baskı altındayken insanın yaratıcılığı daha da artar. Bunu çok defa deneyimledim. Aynı şey toplumlar için de geçerli bence.

 

Zorlandığınızı hissettiğiniz bir işle karşılaştığınızda, durumu zihninizde -basitleştirmek- aşmak için kullandığınız bir yöntem var mıdır?

Herhangi bir işi basitleştirmenin en iyi yolu “problemi doğru tanımlamaktır”. Bazı işler size geldiğinde gerçek problem zaten tanımlanmadığı için patinaj çekebilirsiniz. Ama gerçek problemin ne olduğu anlaşıldığında “çözümün hemen oracıkta” durduğunu görürsünüz. Bir adım sonrası bulunan çözümün “yaratıcı” bir biçimde ifade edilmesidir. Eğer gerçekten hiçbir problemi olmayan bir işle uğraşıyorsanız, o işi “neden” yaptığınızı kendinize ve briefi verenlere sormak da iyi bir yöntemdir.

 

Yorucu bir günün ertesi sabahında yataktan kalkmanızı sağlayan şey nedir?

Yorulduğuma değeceğini biliyor olmam.

 

Çalışırken müzik dinlemenin duyguyu-odağı isteğiniz dışında olmaması gereken farklı yerlere götürebileceği söylenir. Bu fikre katılıyor musunuz?

Dokunmak istediğiniz duygulara, uyandırmak istediğiniz düşüncelere, müzik sayesinde ulaşabilirsiniz. Bir müziğin sizde uyandırdığı duygularla fikrin ritmi uyum içinde gidecektir.

 

Bir işin en heyecan duyduğunuz aşaması hangisidir? (Fikri bulduğunuz an, yapım süreci, tamamlandığı an.)

Fikrin bulunma anı benim için en heyecanlı an. Sonra onu kenara koyar daha üstüne çıkmaya, daha iyisini aramaya devam ederim. Ta ki içimde bir ses “tık” edene kadar. O an doğru yolda olduğumu hissettiğim andır. Yapım süreci heyecanlı değil yorucu ve zorlayıcıdır. Fikre yakışan doğru uygulamayı bulmak ayrı bir özen, disiplin ve emek gerektirir. İşin tamamlandığı an, yani sonucun görüldüğü o an, artık heyecandan ziyade başka duygular yaşanır.

 

Üretkenliğinizi-yaratıcılığınızı en çok geliştiren deneyimleriniz nelerdir?

Farklı kültürler tanımak ve onlarla iletişim kurmak. Değişik alanlarda aynı anda farklı üretimler yapmak. Çok okumak, çok izlemek. Her işe amatör bir ruhla, safça girişmek. Çekmecede geçmişten kalma fikirler saklamamak, ilk fırsatta onları kullanarak işi çözme yanılgısına kapılmamak. Kafayı hep temiz ve sınırsız tutmak, belirli önyargı, klişe ve inançlarla sınırlamamak. Kendini bilerek insanın özünü anlamak ve yüksek hayır ve iyilik için adanmış bir biçimde çalışmak.

 

Çalışma ortamınızda “kesinlikle olmalı” dediğiniz şey nedir?

Bir defter, kalem, müzik, çay-kahve yeterli.

 

“Yaratıcı kişi” tanımınız nedir?

Yaratıcı insan duvarları olmayan insandır. Nedir o duvarlar? Öncelikle geçmiş. Yani geçmişe ait düşüncelerle, hikayelerle ve birikimlerle bugünü veya yarını yorumlayamazsın. Kafan geçmişteyken Şimdi’ye gelemezsin çünkü. Yaratıcı kişi otantiktir. Kendi içinden bulup kazarak çıkarttığı içgörülerle hareket eder. Bunu yapamadığı zaman taklitçi olur, kopyacı olur. Hayal kırıklığı yaşayan bir insan da yaratıcı olamaz. Çünkü yeniden hayal kırıklığı yaşamamak adına hayal kurmaktan vazgeçmiştir. Yaratıcılığın temelinde özgüven vardır. Özgüven sahibi bir insan tüm korku ve endişelerden arındığı için işine bunları bulaştırmaz. Korku ve endişe bulaşan işlerin otantik, yaratıcı olma ihtimali yoktur.

 

En sevdiğiniz eşyanız nedir?

Hiçbir nesneye bağımlılığım yok.

 

Hayatta en çok kime hayranlık duyarsınız? Neden?

Atatürk. Çok net ve açıklama yapmama ihtiyaç yok.

 

En sevdiğiniz ‘alıntı’ nedir?

“Once a knight, always a knight”. Yani bir kez şövalye oldun mu bir daha hep öylesin.

 

Şu ana kadar gerçekleştirdiğiniz işler içerisinde en gurur duyduğunuz hangisidir?

Çok sevgili ve değerli arkadaşlarımla beraber gerçekleştirdiğimiz Samsung Duyan Eller projesi. Tamamen gerçek, kurgu ve cast yok. Tüm dünyada viral oldu, bizim takip edebildiğimiz kadarıyla 50 milyonun üzerinde izlendi. Kenya’dan, Brezilya’dan, Rusya’dan, İtalya’dan arandık, programlara konuk olduk. Filmden sonra Türkiye’de 16 ilde okullarda işaret dili öğretilmesi için girişim başlatıldı. TBMM ödüllendirdi. Cannes Lions’ta Türkiye’ye gurur yaşattık. İzlemeyenler için link burada.

 

Süper gücünüz nedir?

Masumiyet.

 

Kariyerinizin başlangıcına dönebilseydiniz en çok neyi bilmeyi isterdiniz?

Hiçbir şeyi.

 

Hayatınızın sloganı nedir?

Life is a bitch :)

 

En iyi tavsiyeniz nedir?

Kendinizi bilmek için ne gerekiyorsa yapın.

 

 

İlgili Bağlantılar:   @emrahakay   /   instagram/emrahakay

 

 

Paylaş:



Etiketler: , , , , , , , , , , ,