Funda Güleç Yalçın: Dijital İletişim Danışmanı

funda güleç yalçın

Kariyer yolculuğunuzu lütfen kısaca açıklayabilir misiniz?

Kariyerim sancılıdır ve beni bir B planı yapmaya zorladı. Bilişim teknolojileri öğretmeni iken branşım kaldırıldı. Kısa dönem bir bocalama sonrası B planımı hayata geçirdim. Şu an Dijital İletişim Danışmanlığı yapıyorum. Danışmanlık yaptığım alan dijital olduğu için kapsamı da oldukça geniş. İçerisinde eğitim var, planlama var, dönemsel projelerin iletişimi ve raporlaması, hatta analiz edilmesi var. Çalışma hayatı benim için asansörü çalışmayan ve hep merdiven çıktığım bir gökdelen gibi. Bu sebeple zorluklara, engellere ve çok çalışmaya alışkınım. Henüz yorulmadım, nefesimin kesildiği zamanlar ise az olmuştur. Ne kadar iyi bir eğitiminiz, ne kadar bol deneyiminiz ve ne kadar geniş bir çevreniz olursa olsun kariyer hayatınızda daima bir B planınızın ve hatta Türkiye koşullarında C planınızın olması şart. Bu arada blog yazarlığından yazarlığa uzanan, kurumsal bloglar ve dergiler için yazdığım makalelerle taçlanan bir yazın geçmişim de var.

 

Şu an yaptığınız meslekte çalışmak istediğinizi ne zaman ve nasıl keşfettiniz?

Blog yazarı olarak değerlendirirseniz şu an ki konumum dersliğimin sınırlarını kaldırmak ile ilgili. Uzun yıllar öğretmenlik yapınca, edindiğiniz bilgileri paylaşmaya devam etmek istiyorsunuz. Bu açıdan bloğum içimdeki fırtınaların ve paylaşma arzumun dışavurumu. Yazdığım kitap için de benzer tanımı yapabilirim, eğitime en çok ihtiyaç duyan KOBİ’lere bir nebze olsun katkıda bulunmak istedim. Ekonomik büyümenin önce en küçük işletmeden başlaması gerekir. Şu an yaptığım meslek her ne kadar B planı nezdinde şekillense bile, aldığım eğitim ve edindiğim tecrübeleri faydaya dönüştürmek üzerine şekilleniyor. Keşiften çok gönüllü bir mecburiyet olduğunu söyleyebilirim.

 

İlk işinizi yaptığınızda kaç yaşındaydınız?

Benim başarı konusunda sihirli formülüm çok çalışmak. İlk işimi yaptığımda İlkokul üçüncü sınıf öğrencisiydim. Aldığım basketbol bursu ile okul harçlığımı karşılanıyordu. Ailemin maddi durumu iyiydi, buna ihtiyacım yoktu ama küçük yaşta sevdiğim bir spor dalını yaparak para kazanmak beni daha çok çalışmak konusunda motive etti. Basketbol olmasa daha farklı bir karakter olurdum, uç ve itici – inek bir öğrenciydim, çok çok bireyseldim. Basketbol sayesinde takım oyununu öğrendim, daha paylaşımcı ve uyumlu bir birey oldum.

 

Üzerinizde en çok etki yaratan kitap hangisidir? Neden?

Üç kitap söyleyeceğim çünkü hiç bir zaman tekilci biri olamadım. İlki Pär Lagerkvist’in Cüce’sidir. Oldukça genç bir yaşta okudum ve uzun yıllar cücelerden korktum. Karanlık ruha sahip herkes biraz beni korkutur öte yandan…
İkinci kitap Boris Vian’ın Günlerin Köpüğü romanıdır. Çok romantik biri olmamakla birlikte kitapta anlatılan aşk ve satırlarında kaybolduğum hayal dünyası hala belleğimdedir.
Üçüncü kitap ise Hakan Akdoğan’dan Nü Peride. Akıp giden, şahane bir dili ve unutulmaz bir öyküsü var.
Çok kitap okudum, okumaya devam ediyorum ama en çok aklımda kalan kitaplar bunlar.

 

Okumak için genellikle günün hangi saatlerini tercih edersiniz?

Bulduğum her fırsatta kitap okurum. Kitap okuma fırsatı sunduğu için toplu taşıma araçlarını daha çok tercih ederim. Gece yatmadan önce okumak ise favorim.

 

Gün içinde en yaratıcı ve üretken zamanınız hangisidir?

Kesinlikle sabah erken saatler. Öte yandan son 5-6 aydır uyku sorunum var ve erken kalkamıyorum. Bu benim üretkenliğimi düşürüyor ve ne zaman biraz fazla uyusam kendime kızıyorum.

 

İşlerin yolunda gitmediği zamanlarda en büyük motivasyon kaynağınız nedir ve üstesinden gelmek için ne yaparsınız?

Özellikle kariyer açısından kolay bir hayatım olmadı. Darbelere alışkın bir insan olduğum için kolay kolay yıkılmıyor, çabuk adapte oluyorum. İşler yolunda gitmeyince geçmişteki zor zamanlarımı ve bulduğum çıkış noktalarını kendime hatırlatırım. Ukalalık kabul etmezseniz motivasyon kaynağım kendimdir diyebilirim. Eşim de çok motive edicidir ve cesaretlendirir. Kardeşlerim ve annem de öyle.

 

Kariyerinizde en büyük baskıyı hissettiğiniz dönemler üretkenliğinizi-yaratıcılığınızı nasıl etkiledi?

Benim yaşım oldukça büyüdü. Daha ilkokul çağında çalışmaya başlayan biri olarak kariyerimde baskı hissettiğim dönemlerin sayısı fazladır. Her insanın kariyer hayatında “bu iş bana göre değil, başka bir yol bulmalıyım” dediği dönemler olmuştur. Bu dönemlerde eğer imkan varsa mutlaka akla gelen bu yollar denenmeli. Ben baskı hissettiğimde zihinsel dağınıklık ve yorgunluk hisseder, paniklerim. Uzaklaşma ve hatta ışıksız – kapalı bir alanda zaman geçirme isteği duyarım. Beynimde “if – then – else”ler uçuşur, hızlıca karar alırım. Bu dönemde üretkenliğim ve yaratıcılığım yavaşlar ama karar aldıktan sonra çabuk uyum sağlarım. Baskı belirli bir kişiden geldiyse kavgacı yönüm ortaya çıkar ve karşı tarafa zarar vermeden bu dönemi atlatamam.

 

Zorlandığınızı hissettiğiniz bir işle karşılaştığınızda, durumu zihninizde -basitleştirmek- aşmak için kullandığınız bir yöntem var mıdır?

Zorlandığımda yazıp – çizmeye ve bir plan çıkarmaya başlarım. Kağıt üzerinde sorunu çözdükten sonra işleyişi adım adım maddeler ve bir süreç haline getiririm. Kafanızda çözdüğünüzde ve bir çıkış planı hazırladığınızda pek çok zorluğun aşılabileceğine inanıyorum.

 

Yorucu bir günün ertesi sabahında yataktan kalkmanızı sağlayan şey nedir?

Bu aralar kedilerim :) Yoksa beni yataktan kaldırmak zor olurdu. Belki dönemsel ama kendimi çok yorgun hissediyorum ve acıkan kedilerim bana pek insaflı davranmıyor.

 

Çalışırken müzik dinlemenin duyguyu-odağı isteğiniz dışında olmaması gereken farklı yerlere götürebileceği söylenir. Bu fikre katılıyor musunuz?

Bu konuda sizi hayal kırıklığına uğratabilirim. Çünkü çalışırken müzik dinlemiyorum. Önceden klasik müzik dinlerdim ancak melodiler ruh halimi etkiliyor, çalışma tempomu bozuyor.

 

Bir işin en heyecan duyduğunuz aşaması hangisidir? (Fikri bulduğunuz an, yapım süreci, tamamlandığı an.)

Fikri bulup, kafamda şekillendirmeye başladığım an, en heyecan duyduğum an oluyor.

 

Üretkenliğinizi-yaratıcılığınızı en çok geliştiren deneyimleriniz nelerdir?

Bir soruna veya okuyucularımdan birinin sorusuna odaklandığım zaman üretkenliğim artıyor. Çözüm odaklı olmak yani bir soruna çıkış noktası bulmak beni en çok geliştiren ve üretkenliğimi arttıran etmen.

 

Çalışma ortamınızda “kesinlikle olmalı” dediğiniz şey nedir?

Kalem, kağıt, su, kahve, bilgisayarım ve diğer ıvır zıvır şeyler. Çalışma masamı görseniz korkarsınız ama bunlar olmadan çalışamam.

 

“Yaratıcı kişi” tanımınız nedir?

Eşsiz – özgün işler yapan ve ilham veren kişi.

 

En sevdiğiniz eşyanız nedir?

Tek bir eşya ile duygusal bağım yok. Eşyalar derseniz yazamayacağım kadar çok. Biriktirme huyum var ve ne yazık ki eşimin de böyle bir huyu var.

 

Hayatta en çok kime hayranlık duyarsınız? Neden?

Anneme, çünkü yaşayan Polyanna’dır. Her olumsuzlukta iyi bir taraf görür, bu doğrultuda motive eder. Bu açıdan benim zıttımdır ve beni dengeler. Ben olumsuz durumlarda hızlı çıkış arar – yol haritası çıkarırım ama suratsız olurum. Annemin olumlaması kurtarıcıdır.

 

En sevdiğiniz ‘alıntı’ nedir?

Alıntı insanı değilim.

 

Şu ana kadar gerçekleştirdiğiniz işler içerisinde en gurur duyduğunuz hangisidir?

Hala bloğum sanırım. Kitap yazdım, yazmayı hayal ettiğim dergilerde yazdım, şahane iş teklifleri alıyorum, kariyerimin hep dahasını hedefliyorum ama bloğum benim için gurur verici.

 

Süper gücünüz nedir?

Çok çalışmak. Başkası olsa yorgunluktan ölürdü sanırım. Bir arkadaşıma (Meriç) geçen gün çok yakındım. Bana dedi ki “Fundacığım seni tanıdığımdan beri hep çok çalışıyorsun, senin kadar çok çalışanını görmedim. Seni çok seviyorum ve sen çalışmazsan bulunduğun çevre durur, bir daha sakın yakınma hep daha çok çalış.”

 

Kariyerinizin başlangıcına dönebilseydiniz en çok neyi bilmeyi isterdiniz?

Lanet teknolojinin akla gelmeyecek bir hızda değişken olabileceğini, her tür mesleği sekteye uğratabileceğini. Keşke işin yazılım tarafında C+’ta bırakmasaydım diye düşündüğüm çok oluyor.

 

Hayatınızın sloganı nedir?

Çok bildik olmasına rağmen “Bilgi paylaşıldıkça değer kazanır” bloğumun sloganıydı. Toplumsal faydaya odaklandığım için hemen her yazımı “Fayda görmeniz dileğiyle” diye sonlandırırım.

 

En iyi tavsiyeniz nedir?

Bu zamanda ayakta kalmak için B ve hatta C planı yapın. Eğitimin bir süreç olduğunu ve araştırmayı – öğrenmeyi bıraktığınızda plan yapma şansınızı kaybedeceğinizi unutmayın.

 

 

İlgili Bağlantılar:

@fundalina  /  fundalina.com  /  fundagulec.com  /   kucukisletmelericinsosyalmedya.com

 

Sosyal Medyada Paylaş



Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , ,