Gülsin Onay: Piyanist, Devlet Sanatçısı

gülsin onay, piyanist

Kariyer yolculuğunuzu lütfen kısaca açıklayabilir misiniz?

Piyano eğitimime erken yaşlarda annem ile başladım. Annemden sonraki ilk hocam altı yaşındayken çalışmaya başladığım Maria Teresa Rodriguez oldu. Solfej ve piyano öğretmenimdi. Daha sonra Türkiye’nin en tanınmış piyano öğretmenlerinden, besteci Ekrem Zeki Ün’ün eşi Verda Ün ile çalıştım. Daha sonrasında 6660 sayılı “Harika Çocuklar Yasası” kapsamına alınarak Ankara’da Mithat Fenmen ve Ahmet Saygun ile çalışmalarıma iki yıl devam ettim. Ulvi Cemal Erkin’in önerisiyle 13 yaşına geldiğimde Paris’e giderek Paris Konservatuarı’nda Pierre Sancan, Nadia Boulanger ve Monique Haas gibi önemli hocalarla çalışma imkanı buldum.  Ne mutlu bana ki okulu 16 yaşındayken Piyano ve Oda Müziği dallarında birincilikle bitirdim.

6660 sayılı harika çocuklar yasası kapsamında Paris’e adımımı atar atmaz beklentilerimin çok ötesinde bir ortamın içinde buldum kendimi. Çok heyecan vericiydi. Sadece müzik anlamında değil, yiyeceklerinden tutun da şehrin güzelliğine kadar her şeyden çok etkilenmiştim. Özellikle dil öğrendiğim dönemde çok enteresan şeyler yaşadım. Benim genel kültür ve Fransız edebiyatından sorumlu olduğum bir hocam vardı. Kendisinden yaklaşık üç sene müthiş bir eğitim aldım. Haftada iki saat dersimiz olurdu. Örneğin Fransız Edebiyatı dersimizi Paris’in tarihi mekanlarını gezdirerek hep yerinde öğretirdi. O kadar güzel ders anlatırdı ki bazı derslere annem ve babam da dahil olurdu.

Paris Konservatuarı gibi müzik tarihinin en köklü ve başarılı okullarından birinde, çok ünlü hocalarla tanışma, çalışma, farklı ekolleri tanıdım. Türkiye’de aldığım temellerin üzerine Paris’te çok zengin ve renkli bir yapı kurmam mümkün oldu. Çalışmalarıma Almanya’da da devam ettim. Sonra uluslararası yarışmalar, konserler derken uluslararası bir kariyer yapma ve ülkemizi tüm dünyada tanıtma şansına kavuştum.

 

Şu an yaptığınız meslekte çalışmak istediğinizi ne zaman ve nasıl keşfettiniz?

Çok erken yaşta kendimi içinde bulduğum bu mesleği yapmayı isteyip istemediğimi pek düşünmedim aslında. Öyle doğal gelişen bir süreçti ki..

 

İlk işinizi yaptığınızda kaç yaşındaydınız?

İlk konserimi TRT İstanbul Radyosu’nda 6 yaşındayken verdim.

 

Üzerinizde en çok etki yaratan kitap hangisidir? Neden?

Yaşar Kemal’in “İnce Memed”i.

Anadolu ile en samimi şekilde iç içe yaşatarak beni sarmalayan, duygulandıran, ruhumu zenginleştiren ve ilk okuduğum romanlardan bir kitap olduğu için..

 

Okumak için genellikle günün hangi saatlerini tercih edersiniz?

Yoğun seyahatlerim ve konserlerim, saat farkları gibi nedenlerle, bir düzen tutturmam pek mümkün olmuyor. Ne zaman fırsat bulursam okumaya gayret ediyorum. Uzun uçak yolculukları, okumak için harika!

 

Gün içinde en yaratıcı ve üretken zamanınız hangisidir?

Saat 17’den itibaren gece 2-3’e kadar.

 

İşlerin yolunda gitmediği zamanlarda en büyük motivasyon kaynağınız nedir ve üstesinden gelmek için ne yaparsınız?

Piyano çalarım. Beni dinlendiren eserler vardır. Çok yorulduğumda çalarım ve beni dinçleştirir.

 

Kariyerinizde en büyük baskıyı hissettiğiniz dönemler üretkenliğinizi-yaratıcılığınızı nasıl etkiledi?

İlk anne olduğum dönem, belki de çok genç yaşta olduğum için kariyerimdeki en zorlu dönemdi. Belli bir süre yoğun konserlere ara vermek durumundaydım. Eski ritmimde çalışamıyordum. Buna rağmen bu dönemi baskı ya da zorluk içinde geçirdiğimi söyleyemem. Anne olmak, üstelik şimdi bir meslektaşım olarak aynı sahnede, dünyanın dört bir yanında birlikte konserler verdiğim Erkin Onay’ın annesi olmak, dünyanın en büyük hediyesi.

 

Zorlandığınızı hissettiğiniz bir işle karşılaştığınızda, durumu zihninizde -basitleştirmek- aşmak için kullandığınız bir yöntem var mıdır?

İşi kolaylaştıracak düşünce benim için acele etmemin gereği olmadığını düşünmek olur.

 

Yorucu bir günün ertesi sabahında yataktan kalkmanızı sağlayan şey nedir?

Piyano çalacağımı bilmek.

 

Çalışırken müzik dinlemenin duyguyu-odağı isteğiniz dışında olmaması gereken farklı yerlere götürebileceği söylenir. Bu fikre katılıyor musunuz?

Bu soru benim alanımda geçersiz, çalışmam müzik ile ilgili olduğu için.. Ama müziğin etkisi ve gücünün çok büyük olduğuna inanıyorum, dolayısıyla farklı müziklerin farklı etkileri olacağı kesin.

 

Bir işin en heyecan duyduğunuz aşaması hangisidir? (Fikri bulduğunuz an, yapım süreci, tamamlandığı an.)

Konser verirken hazırladıklarımın hayat bularak kendi gelişimlerini gösterdikleri an.

 

Üretkenliğinizi-yaratıcılığınızı en çok geliştiren deneyimleriniz nelerdir?

Bitmiş, tamamlanmış çalışmaları yeniden ele alarak yepyeni şeyler keşfetmek.

 

Çalışma ortamınızda “kesinlikle olmalı” dediğiniz şey nedir?

Kahve.

 

“Yaratıcı kişi” tanımınız nedir?

Yarattığının farkında bile olmadan yarattığına derinden odaklanmış kişi.

 

En sevdiğiniz eşyanız nedir?

Anneannemden kalma antik oymalı büfe.

 

Hayatta en çok kime hayranlık duyarsınız? Neden?

Chopin. Piyanoyu ruhunu yansıtarak besteleriyle tüm piyanistlere armağan etmiş..

 

En sevdiğiniz ‘alıntı’ nedir?

Küçük Prens sözleri.

 

Şu ana kadar gerçekleştirdiğiniz işler içerisinde en gurur duyduğunuz hangisidir?

Klasik müziği herkesin zevkle dinleyebileceği şekilde piyanom ile hissettirebilecek samimiyet ve ustalığa erişmiş olmak..

 

Süper gücünüz nedir?

Genel anlamda bencil olmamak.

 

Kariyerinizin başlangıcına dönebilseydiniz en çok neyi bilmeyi isterdiniz?

Yolun uzun ve güzel olduğunu.. Belki de sizin gibi araştırma yapanlardan mini röportajlar ile sevdiğim sanatçıların sözcüklerini bilmek isterdim..

 

Hayatınızın sloganı nedir?

Sevgiden beslenmek ve sevgiyi paylaşmak.

 

En iyi tavsiyeniz nedir?

Kendinizi kandırmayın.

 

 

İlgili Bağlantılar:   gulsinonay.com  /  “Yaşama Sevinci Tuşlarla Buluşunca”, Gülsin Onay

 

Sosyal Medyada Paylaş



Etiketler: , , , , , , , , , , , ,