Hakan Ateş: Genel Sanat Yönetmeni

Kariyer yolculuğunuzu lütfen kısaca açıklayabilir misiniz?

Mimar Sinan Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Korno Bölümü’nden 1989 yılında mezun oldum. 27 yıldır İstanbul Devlet Opera ve Balesi Orkestrası sanatçısı olarak çalışıyorum. Birçok özel orkestrada görev aldım ve konservatuvarda 7 yıl süresince öğretim üyeliği yaptım. 2009 yılında Avrupa ve Türkiye`nin ilk film müzikleri orkestrası olan Sinema Senfoni Orkestrası’nı kurdum ve çok değer verdiğim projelerde, değerli sanatçılarla çalışma şansını elde ettim. Her proje, bir sonraki projenin daha büyük olmasını sağladı. Sinema Senfoni Orkestrası halen projelerine ve konserlerine devam etmektedir.

 

Şu an yaptığınız meslekte çalışmak istediğinizi ne zaman ve nasıl keşfettiniz?

9 yaşımda tamamen tesadüf eseri o zamanki ismiyle Belediye Konservatuvarı’na gitmek durumunda kalındı. Babam müzisyen olduğu için okuldaki arkadaşlarıyla görüşürken bir hafta sonra sınavların olduğu haberini aldık ve ben o sınava girerek okulun yarı zamanlı piyano öğrencisi oldum. İki yıl yarı zamanlı piyano öğrencisi olarak okuduktan sonra, ilkokul bitmişti ve Mimar Sinan Üniversitesi Devlet Konservatuvarı sınavlarına girerek Korno bölümünü kazandım. Korno bölümünü kazandıktan sonra,zaten başka bir meslek yapmak için eğitim alma şansınız kalmıyor, okul on yıl ve korno çok değişik, muhteşem bir enstruman. Tanıdıkça daha çok seveceğiniz ve sevdikçe daha çok bağlandığınız bir dünyaya adım atmış oluyorsunuz.

 

İlk işinizi yaptığınızda kaç yaşındaydınız?

Sanırım 14-15 yaşlarında olmalıydım. Okuldaki öğretmenlerimizle oda müziği grubu konseri diye hatırlıyorum.

 

Üzerinizde en çok etki yaratan kitap hangisidir? Neden?

Üzerimde etki yapan tek bir kitap olduğunu düşünmüyorum ama gençlik yıllarımda okumaktan çok zevk aldığım klasik romanlar sanırım hayal ve tasvir yeteneğimin gelişmesinde rol aldı. Özellikle de Rus klasikleri.

 

Okumak için genellikle günün hangi saatlerini tercih edersiniz?

Genelde gündüz saatleri benim için daha uygun oluyor.

 

Gün içinde en yaratıcı ve üretken zamanınız hangisidir?

Yaratıcı olduğum saatler gece saatleri, üretkenlik ise gündüz.

 

İşlerin yolunda gitmediği zamanlarda en büyük motivasyon kaynağınız nedir ve üstesinden gelmek için ne yaparsınız?

En büyük motivasyon kaynağı sakin ve sessiz olmaktır. Çünkü projeleri oluştururken aksilikleri düşünüyorsunuz ve B-C planlarınızı zaten hazırlıyorsunuz. Aksiliklerle karşılaştığım zaman değil, öncesinde önlem almayı sevdiğim için belki de daha rahat ediyorum.

 

Kariyerinizde en büyük baskıyı hissettiğiniz dönemler üretkenliğinizi-yaratıcılığınızı nasıl etkiledi?

Müzisyen kariyerimde zaten sürekli baskı hissediyorum, zamanla bu baskıya alışıyorsunuz ve size artı olarak geri dönüyor. Sinema Senfoni de ise her büyük projeden sonra daha büyük projeler yapmak istiyorum ve bu da beni yeni arayışlara itiyor, baskı olmuyor ama her proje sizi daha yaratıcı hale getiriyor.

 

Zorlandığınızı hissettiğiniz bir işle karşılaştığınızda, durumu zihninizde -basitleştirmek- aşmak için kullandığınız bir yöntem var mıdır?

Ben çok detaycı biriyim ve ekibimle her zaman tüm projeleri ayrıntılı şekilde konuşur, paylaşırım. Her şeyi ekibinizle yapmak, zaten olayı basitleştiriyor ve aslında siz masabaşında konseri yapmış bitirmiş oluyorsunuz. Gerisi alınan kararları uygulamaktan ibaret, ekip ruhu her işi basitleştirir diye düşünüyorum.

 

Yorucu bir günün ertesi sabahında yataktan kalkmanızı sağlayan şey nedir?

Yeni bir proje.

 

Çalışırken müzik dinlemenin duyguyu-odağı isteğiniz dışında olmaması gereken farklı yerlere götürebileceği söylenir. Bu fikre katılıyor musunuz?

Dinlediğiniz müzik türüyle alakalı bence ama herkes farklı konsantre olur diye düşünüyorum.

 

Bir işin en heyecan duyduğunuz aşaması hangisidir? (Fikri bulduğunuz an, yapım süreci, tamamlandığı an.)

Benim en heyecan duyduğum an, sponsorun kararını vermek için sizi beklettiği andır. Bu bir gün ya da bir hafta olabilir.

 

Üretkenliğinizi-yaratıcılığınızı en çok geliştiren deneyimleriniz nelerdir?

Hatalar. Yaptığınız hatalardan ders çıkartmazsanız, sürekli aynı hataları yaparsınız. Kendinize dürüst olup, öz eleştiri yapmamız gerekiyor diye düşünüyorum.

 

Çalışma ortamınızda “kesinlikle olmalı” dediğiniz şey nedir?

Kahve.

 

“Yaratıcı kişi” tanımınız nedir?

Olanı taklit etmeyen, bir oluşum içinde kendi branşıyla ilgili yeniliği getirebilen kişidir.

 

En sevdiğiniz eşyanız nedir?

Bana ait olan herşeyi çok severim ama sanırım çakmağım.

 

Hayatta en çok kime hayranlık duyarsınız? Neden?

Meslektaş olmamız, duayen olması ve babam olması nedeniyle Yalçın Ateş`e hayranlık duyarım.

 

En sevdiğiniz ‘alıntı’ nedir?

Ben kendimden bir alıntıyı söyleyeceğim “Ben yaptım oldu.”

Şaka bir yana Ulu önderimiz Mustafa Kemal Atatürk`ün söylediği herşey diyebilirim.

 

Şu ana kadar gerçekleştirdiğiniz işler içerisinde en gurur duyduğunuz hangisidir?

Sanırım Sinema Senfoni Orkestrası`nın verdiği ilk konserden çok gurur duyuyorum.

 

Süper gücünüz nedir?

Hayallerim.

 

Kariyerinizin başlangıcına dönebilseydiniz en çok neyi bilmeyi isterdiniz?

Bugünkü aklım olsaydı cümlesi hiç bana göre değil. Hep hatalardan ders çıkarttığım ve ileriye baktığım için sanırım bir şey bilmek istemezdim.

 

Hayatınızın sloganı nedir?

Hayallerinin peşinde koş ama gerçekleri unutma.

 

En iyi tavsiyeniz nedir?

İstemesini bilirsen, sana gelir.

 

 

İlgili Bağlantılar:   @SinemaSenfoni   /   sinemasenfoni.com   /   instagram/sinema_senfoni

 

Paylaş:



Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , ,