Kübra Demir ‘Vistekis: Çizer

kübra demirKariyer yolculuğunuzu lütfen kısaca açıklayabilir misiniz?

Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi’ne hazırlanma süreciyle başladı her şey benim için. İlk iki yıl kazanamadım, üçüncü yılımda Marmara Üniversitesi Resim İş Öğretmenliği’ni kazandım, ama eğitime devam etmedim. Onun yerine bu süreçte kendimi keşfetmeyi tercih ettim. Serbest illüstrasyonlar yaptım, dergi ve fanzinlerde çizdim. Yayınevlerine kapak çizimleri yaptım. Bu 5 yıllık süreçte modaya ve tasarıma olan ilgimi de keşfettim ve bölüm tercihimi moda tasarımdan yana kullandım. Şu an Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Tekstil ve Moda Tasarımı Bölümü’nde birinci sınıftayım. Güncel olarak çocuk kitapları resimliyorum.

 

Şu an yaptığınız meslekte çalışmak istediğinizi ne zaman ve nasıl keşfettiniz?

Söylediğim gibi bu 5 yıllık uzun süreçte birçok yönümü farkettim. Özellikle de tek meslek insanı olamayacağımı. Çocukluğumdan beri kendi kalemliklerimi ve birçok şeyi diker, defterlerimin kenarlarına ayakkabı ve çanta tasarımları karalardım. Çizim her zaman vardı hayatımda ama tasarım yönümü kullanmayı geçen yıla kadar hiç düşünmemiştim. Hayatımda her dönüm noktasına bir anda karar verdim, ya da o aklıma bir anda düştü. Bu da tam olarak öyle bir durumdu benim için. Bir de çok yakın zamanda başladığım bir proje var; çocuk kitabı resimliyorum. Bu benim sanırım en büyülü çocukluk hayalimdi. Çok okuyan bir çocuktum, hatta okumayı sevme sebebim o resimleri incelemekti diyebilirim. Bu durumda çok çok eskiden verilmiş bir karar bu da.

 

İlk işinizi yaptığınızda kaç yaşındaydınız?

İlk işim hayranlık duyduğum sevgili Altay Öktem’in bir dergide yer alan yazısına çizdiğim illüstrasyondu, 20 yaşımdaydım.

 

Üzerinizde en çok etki yaratan kitap hangisidir? Neden?

Samuel Beckett – Godot’yu Beklerken. Zor bir süreçte keşfettiğim, beklemenin de arzulanabileceğini farketmemi ve bu sürece farklı bir açıdan yaklaşmamı sağlayan kitap olduğu için.

 

Okumak için genellikle günün hangi saatlerini tercih edersiniz?

Okurken uyuyakalmayacağım kadar yorgun olmadığım zamanlar diyebilirim.

 

Gün içinde en yaratıcı ve üretken zamanınız hangisidir?

En yaratıcı zamanım kesinlikle ilk uyandığım anda, rüyalarımın hemen her saniyesini hatırlıyorken. Üretken olduğum saatlerse geceleri.

 

İşlerin yolunda gitmediği zamanlarda en büyük motivasyon kaynağınız nedir ve üstesinden gelmek için ne yaparsınız?

Mutlaka kendime belli bir süre izin veriyorum. Bilmediğim sokaklarda yürüyorum, yeni albümler keşfediyorum. Animasyon filmler izleyip motivasyonumu katlıyorum. Kendime verdiğim sürenin dışına çıkmamaya dikkat ediyorum, hatta en büyük motivasyonu bu noktada sağlıyorum. Yeri gelmişken La Planet Sauvage animasyon filmini buraya bırakayım. Tool’un The Pot şarkısının klibini izlemiş olanlar bence çok sevecek.

 

Kariyerinizde en büyük baskıyı hissettiğiniz dönemler üretkenliğinizi-yaratıcılığınızı nasıl etkiledi?

Bunu üzülerek söylüyorum ama sanırım en yaratıcı ve arayışçı zamanlarımdı. Çok büyük bir eksik vardı, verimsizdi ve sürekliliği sağlayamıyordum dolayısıyla. Yine de şu an o zamanların ekmeğini yiyorum diyebilirim. O süreçlere iyi ki gözüyle bakıyorum bu nedenle.

 

Zorlandığınızı hissettiğiniz bir işle karşılaştığınızda, durumu zihninizde -basitleştirmek- aşmak için kullandığınız bir yöntem var mıdır?

Aslında kişilik olarak tam aksine hep zorlaştırırım kendime, çözümcü bir yapım yok ne yazık ki. Son dakikaya kadar kıvranır bir şekilde bitiririm ama o da beni bitirmiş olur.

 

Bir müzik grubunda olsaydınız grubunuzun adı ne olurdu?

Mirage

 

Yorucu bir günün ertesi sabahında yataktan kalkmanızı sağlayan şey nedir?

Okulumun devam zorunluluğu. :)

 

Çalışırken müzik dinlemenin duyguyu-odağı isteğiniz dışında olmaması gereken farklı yerlere götürebileceği söylenir. Bu fikre katılıyor musunuz?

Katılıyorum. Özellikle yüksek ses titreşimlerinin göz bebeklerinde büyüme yaptığı için odaklanmayı zorlaştırdığını okumuştum. Müzikle değil de film ya da diziyle çalışmanın daha verimli olduğunu gözlemliyorum kendimde. Yine de yaptığım çalışmaya uygun atmosferde birçok listem var, düzenli olsaydı mutlaka paylaşırdım linkini. Özellikle japon ezgilerine bayılıyorum.

 

Bir işin en heyecan duyduğunuz aşaması hangisidir? (Fikri bulduğunuz an, yapım süreci, tamamlandığı an.)

En çok fikri bulma sürecinde heyecanlanıyorum. Bitirmedeki hisle yarışır ama bu heyecan.

 

Üretkenliğinizi-yaratıcılığınızı en çok geliştiren deneyimleriniz nelerdir?

Sağlıklı beslenmek ve fiziksel aktiviteler üretkenliğimi çok artırıyor. Yaratıcılığımı da gördüğüm her şey besleyebiliyor.

 

Bir parfüm harmanlasaydınız içerisine neler eklerdiniz?

Bu bana sorulacak en güzel soru olabilir çünkü kokular inanılmaz uyarıcılar benim için. Lotus, vervain, kiraz, neroli olmalı ama bunların karışımı ne olur bilemiyorum.

 

Çalışma ortamınızda “kesinlikle olmalı” dediğiniz şey nedir?

Oyuncaklar.

 

“Yaratıcı kişi” tanımınız nedir?

Cama tutunmuş su yollarında ilerleyen bir damla olarak düşünüyorum. Asla keskin çizgileri olmayan, varmak istediği noktaya doğru merak içinde yol alan mutlak kişidir.

 

En sevdiğiniz eşyanız nedir?

Eskiz defterim.

 

Hayatta en çok kime hayranlık duyarsınız? Neden?

Çocuklara. Tüm bu karmaşada yarattıkları dünyaları için. Örnek de almaya çalışıyorum, 24 yaşında ne kadar alınırsa.

 

En sevdiğiniz ‘alıntı’ nedir?

“Uygarlıklar zaman içinde birbirlerini izleseler bile uzay içinde bir arada yaşarlar.” Luc Benoist-Resim Tarihi

 

Şu ana kadar gerçekleştirdiğiniz işler içerisinde en gurur duyduğunuz hangisidir?

Youtube kanalım olabilir. Orada malzeme bilgisi ve teknik bilgiler veriyorum. Çizer söyleşileri yapıyorum ve böylece birilerinin sürecine dokunabildiğimi görüyorum. Bu süreçte yalnız olmadıklarını hissettirmek üzere böyle bir projeye başladım, istediğim gibi de oluyor geri dönüşlere bakacak olursak. Onu da şöyle bırakıyorum meraklısına.

 

Süper gücünüz nedir?

Pratik tasarım çözümler üretmek olabilir. Eşyaları dönüştürmekte ya da çeşitlendirmekte iyiyim bence. Bir de birinin zevklerini doğru gözlemliyorum ve iyi hediye seçiyorum.

 

Kariyerinizin başlangıcına dönebilseydiniz en çok neyi bilmeyi isterdiniz?

Kariyerim diyemem henüz hatta sorunun başında da bir irkildim kariyer denince. Hedefime ulaşacağımı bilsem fena olmazdı, 5 yıl tren gibi geçti üzerimden valla.

 

En minnettar olduğunuz şey nedir?

Kötü kokulara minnet duyuyorum. Güzel kokuların olduğunu da hatırlatıyor.

 

Hayatınızın sloganı nedir?

Çiziyorum, öyleyse varım. :)

 

En iyi tavsiyeniz nedir?

İyi mi bilmem ama inandığım şeylerden biri; kişi her ne yaparken kendini bütün hissediyorsa çalışarak onu istediği noktaya götürebileceğine inanmalı. İstemek o işe olan bağlılığı, bağlılık sürekliliği, süreklilik de başarıya ulaşmayı sağlar.

 

 

İlgili Bağlantılar:   Youtube/Kubrademir  /  Instagram/vistekis  /  Instagram/vistekis.k

 

 

Sosyal Medyada Paylaş



Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , ,