Prof. Tevfik Fikret Uçar: Tasarımcı, Eğitmen

Tevfik Fikret UçarKariyer yolculuğunuzu lütfen kısaca açıklayabilir misiniz?

İstanbul, Maçka Meslek Lisesi Boya ve Dekorasyon Bölümü benim sanat ve tasarımla ilk ciddi iletişimimi sağladı. Lise sonrası eski adıyla Tatbiki Güzel Sanatlar, yeni adıyla Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Grafik Bölümü’ne girdim. Anadolu’da yeni bir okul olan Güzel Sanatlar Fakültesi Grafik Bölümünde 1987 yılında Araştırma Görevlisi olarak akademik hayata adım attım. İsviçre’deki Art Center College of Design isimli okulun ileri dönemine kabul edildim. Eğitimin ardından yurda dönerek bildiklerimi öğretmeye ve yenilerini öğrenmeye başladım. Bu süreç halen sürüyor.

 

Şu an yaptığınız meslekte çalışmak istediğinizi ne zaman ve nasıl keşfettiniz?

1983 Yılında Lise birinci sınıf öğrencisiyken benim için doğru işin bu olduğunu hissettim.

 

İlk işinizi yaptığınızda kaç yaşındaydınız?

Lise birinci sınıfta 1980 yılında 14 yaşında.

 

Üzerinizde en çok etki yaratan kitap hangisidir? Neden?

Birden fazla kitap var doğrusu… Moby Dick; azmi ve vazgeçmemeyi, insanı anlattığı için. Don Kişot; İnandığın şey için savaşmayı ve ahlâk kavramını öğrettiği için. Zerdüşt Böyle Buyurdu; Hayata farklı gözle bakmayı gösterdiği için. Suç ve Ceza; İnsanın psikolojik bir varlık olduğunu anlamamı sağladığı için. Martı; Farklı olmanın da bir tercih ve uğrunda her şeyi göze alabileceğim bir hedef olduğunu anlattığı için. İnce Memet; Gücü elinde tutana karşı adalet için karşı durmayı anlattığı, kendin olmanın erdemini ortaya koyduğu için…

 

Okumak için genellikle günün hangi saatlerini tercih edersiniz?

Gece, genellikle yatmadan.

 

Gün içinde en yaratıcı ve üretken zamanınız hangisidir?

Gece saat 21:00- 02:00 arası.

 

İşlerin yolunda gitmediği zamanlarda en büyük motivasyon kaynağınız nedir ve üstesinden gelmek için ne yaparsınız?

Kültür Bakanlığının yıllar önce çıkardığı Köy Enstitüleri kitabına bakarım, o yüzlerdeki umut ve heyecan, hiçbir şeyi olmadan her şeye karşı durabilme, bir mum yakabilme çoşkusu çoğu kez beni motive eder. En kolayı da bir Atatürk fotoğrafına bakmak. Çoğu kez ne kadar şanslı olduğumu hissederim, ceketinin, papyonun detayı, o yakıcı bakışı, meydan okuyan ve asla vazgeçmeyen bilge tavrı beni kendime getirir.

 

Kariyerinizde en büyük baskıyı hissettiğiniz dönemler üretkenliğinizi-yaratıcılığınızı nasıl etkiledi?

Olumsuzlukların etkilememesi için hep başka başka yollar bulurum. Sağlığım yerindeyse gerisini kapının dışında bırakarak, yeniden başlarım, olmadı yeniden.

 

Zorlandığınızı hissettiğiniz bir işle karşılaştığınızda, durumu zihninizde -basitleştirmek- aşmak için kullandığınız bir yöntem var mıdır?

Farklı açılardan olayı görmeye yeni boyutlar kazandırarak yeniden irdelemeye çalışırım. Bana zorluğu yaratanların gözünden durumu anlamaya çalışırım. Bir sorun varsa hep bir çözüm de vardır. Bizim onu göremememiz onun olmadığı anlamına gelmez. Açıyı değiştirip tekrar tekrar yeniden bakarım.

 

Yorucu bir günün ertesi sabahında yataktan kalkmanızı sağlayan şey nedir?

Yeni bir günün, maceranın heyecanı ve geçen gecenin bana kazandırdıkları.

 

Çalışırken müzik dinlemenin duyguyu-odağı isteğiniz dışında olmaması gereken farklı yerlere götürebileceği söylenir. Bu fikre katılıyor musunuz?

Bazen… Hangi işle uğratığınıza bağlı, yazarken sessizliği tercih ederim. sanat ve tasarım yaparken müzik bana umut verir.

 

Bir işin en heyecan duyduğunuz aşaması hangisidir? (Fikri bulduğunuz an, yapım süreci, tamamlandığı an.)

Bir fikirin yeryüzüne iniş anı çok heyecanlıdır. Eğer bunu sonuna kadar taşıyıp aynı çoşkuyla sonuçlandırabiliyorsanız o zaman başka bir evrene geçersiniz. İşi istediğiniz gibi sonuçlandırmanın en iyi tarafı yenilerine başlama heyecanıdır.

 

Üretkenliğinizi-yaratıcılığınızı en çok geliştiren deneyimleriniz nelerdir?

Hayaller kurmak, gezmek, okumak, merak etmek, sorular sormak…

 

Çalışma ortamınızda “kesinlikle olmalı” dediğiniz şey nedir?

Umut, sevgi ve azim.

 

“Yaratıcı kişi” tanımınız nedir?

Yapılmayanı yapmak için her şeyi göze alan kişidir.

 

En sevdiğiniz eşyanız nedir?

Kalemim.

 

Hayatta en çok kime hayranlık duyarsınız? Neden?

Mustafa Kemal Atatürk. Nedenini anlamak için sebep çok bu satırlar yetmez, şu anda okuduğunuz metinin harfleri bile yeterli bir sebep.

 

En sevdiğiniz ‘alıntı’ nedir?

“Gözleri kapalıyken görmeyen açsa da bir işe yaramaz.” -Budha

 

Şu ana kadar gerçekleştirdiğiniz işler içerisinde en gurur duyduğunuz hangisidir?

Adıma yakışır bir insan olma arayışım. (Fikret: Düşünme, tefekkür, teemmül, fikir, zihin, düşünülen şey.)

 

Süper gücünüz nedir?

Derin bir nefes alıp, gökyüzüne bakmak.

 

Kariyerinizin başlangıcına dönebilseydiniz en çok neyi bilmeyi isterdiniz?

Bilmediklerimi.

 

Hayatınızın sloganı nedir?

“Bu da geçer ya hu.”

 

En iyi tavsiyeniz nedir?

Herkese sor, kendi inandığını yap.

 

 

İlgili Bağlantılar:   fikretucar.com

 

 

Sosyal Medyada Paylaş



Etiketler: , , , , , , , , ,